Grace Hopper Kimdir? Programlama Dillerinin Öncüsü Amiral
Grace Hopper'ın hayatı: Harvard Mark I'dan ilk derleyiciye, COBOL'un geliştirilmesine ve donanma amiralliğine uzanan öncü bir bilgisayar bilimcinin hikayesi.

Kısa cevap
Grace Hopper (1906-1992), bilgisayar bilimci ve ABD Donanması amiralidir. Harvard Mark I üzerinde programlama yapmış, 1952'de ilk derleyici sayılan A-0 sistemini geliştirmiş ve İngilizce benzeri komutlarla program yazmayı savunarak COBOL dilinin doğuşunda belirleyici olmuştur. Programlamayı matematikçilere değil sıradan iş insanlarına açan anlayışın öncüsü olarak anılır.
Grace Brewster Murray Hopper, 9 Aralık 1906’da New York’ta doğan ve 1 Ocak 1992’de ölen Amerikalı bilgisayar bilimci ve ABD Donanması amiralidir. Harvard Mark I üzerinde programlama yapmış, derleyici kavramını hayata geçirmiş ve İngilizce benzeri komutlarla program yazma fikrini savunarak COBOL dilinin doğuşunda belirleyici rol oynamıştır.
Hopper’ın kariyeri üç katmanı bir arada taşır: matematik profesörlüğü, dünyanın ilk programlama ekiplerinden birinde çalışma ve donanmada altmış yıla yayılan subaylık. Programlamanın az sayıdaki uzmanın ayrıcalığı olmaktan çıkıp geniş meslek gruplarının erişebileceği bir alana dönüşmesi, büyük ölçüde onun savunduğu özlemdir. Bu makalede Hopper’ın hayatı ve bilgisayar endüstrisine katkıları anlatılmaktadır.
Eğitim ve Donanmaya Katılım
Hopper, New York’ta üst düzey bir ailede büyüdü; çocukken eşyaları söküp yeniden kurma merakıyla dikkat çekti. Vassar College’da matematik ve fizik okudu ve 1928’de mezun oldu; Yale Üniversitesi’nde 1930’da yüksek lisansını, 1934’te matematik doktorasını tamamladı. Kaynaklara göre bu derece, o dönemde Yale’de matematik alanında doktora yapan az sayıdaki kadından birine aittir. Vassar’da doçent olarak matematik dersleri verdi ve savaş öncesinde akademik kariyerini bu kurumda sürdürdü.
1943’te, Amerika Birleşik Devletleri İkinci Dünya Savaşı’na katılmışken, 36 yaşında ABD Donanması’nın kadınlar için açtığı WAVES programına katıldı. Kilo muafiyeti alarak kabul edildi ve eğitimini sınıf birincisi olarak bitirdi. 1944’te Harvard Üniversitesi’nde Howard Aiken’in yönettiği Hesaplama Bürosu’na atanarak Mark I elektromekanik bilgisayarının programlama ekibine katıldı; savaş boyunca mühimmat hesapları için kod yazdı. Mark I, onlarca metre uzunluğunda bir makineydi ve programların makine dilinde elle kodlanmasını gerektiriyordu; Hopper bu dönemin disiplinini, sonraki yeniliklerinin motivasyonu olarak anlattı.
Harvard Mark I ve İlk Derleyici
Hopper’ın ekibi, Mark I’ın binlerce elektromekanik bileşeniyle çalışarak programları elle koda çeviriyordu. 9 Eylül 1947’de Mark II bilgisayarında rölelerin arasına sıkışan bir güve bulunduğunda, ekip güveyi işlem defterine yapıştırarak ilk gerçek hata kaydını oluşturdu; Hopper sık sık bu hikâyeyi anlattı ve bug terimiyle hata ayıklama kavramının yaygınlaşmasında simgesel bir katkı sağladı. Savaş sonrası Harvard’da çalışmaya devam etti ve Aiken ile birlikte yayınlar üretti; kaynaklara göre ikili, 1946’da Mark I’ın mimarisini tanıtan yaygın kabul gören bir makale yayımladı ve bu metin, dönemin en ayrıntılı bilgisayar tanımlarından biri sayıldı.
1949’da Eckert-Mauchly şirketine katıldı; şirketin UNIVAC I bilgisayarında programlama yöneticisi oldu. Hopper’ın temel itirazı, programların sembolik olmayan makine koduyla yazılmasının hem yavaş hem hataya açık olduğuydu. 1952’de A-0 adlı sistemi tamamladı: yazılan sembolik komutları makine koduna çeviren bu araç, derleyici sayılan ilk çalışandır. Hopper, fikri ilk sunumlarında ikna edici bulan bir çevre bulmakta zorlandı; dönemin alışkanlığı, programın makineye elle kodlanmasıydı. Sonraki yıllarda A-2 geliştirme sürümü geniş bir kullanıcı topluluğuna dağıtıldı ve fikrin değerini kanıtladı.
FLOW-MATIC ve COBOL
1955’te Hopper, işletmelerin veri işleme çalışanlarının program yazabilmesi için İngilizce benzeri komutların kullanılabileceğini savundu. Bu fikirle FLOW-MATIC dilini geliştirdi; 1958’de UNIVAC II üzerinde üretimde kullanılmaya başlanan dil, ticari veri işlemede İngilizce komutların uygulanabilirliğini kanıtladı. Hopper, dilin makineden bağımsız olmasını da savunuyordu; programların donanım değiştiğinde yeniden yazılmaması gerektiği düşüncesi, maliyetler açısından iş dünyasına hitap ediyordu.
1959’da Savunma Bakanlığı öncülüğünde toplanan CODASYL komitesi, ortak bir iş verisi işleme dili üzerinde çalışmaya başladı. Komitenin dayanak olarak kullandığı referans dil FLOW-MATIC’ti ve 1960’ta yayımlanan COBOL, Hopper’ın savunduğu ilkelerin — okunabilir İngilizce komutlar, makine bağımsızlığı ve ticari kullanıcıya açıklık — somutlaşmış hâliydi. COBOL sonraki on yıllarda bankalar, sigorta şirketleri ve devlet kurumlarının ana dili oldu; 21. yüzyılda bile büyük kurumsal sistemlerde çalışmaya devam etmektedir. Hopper, dilin standartlaşması ve yaygınlaştırması için yıllarca eğitim ve danışmanlık yaptı ve sözdiziminin standartların ötesinde de tutarlı kullanılmasını savundu.
Amirallik ve Son Yılları
Hopper, 1966’da komutan rütbesiyle donanmadan emekliye ayrıldı; ancak donanma ihtiyaç duyduğu için bir yıl sonra yeniden çağrıldı ve donanma bilgisayar sistemlerinin standardizasyonu üzerinde çalıştı. 1983’te tuğamiral rütbesine yükseltildi ve 1986’da 79 yaşında, dönemin en yaşlı görevdeki subayı olarak göreve son verdi. Töreni, tarihi USS Constitution gemisinde yapıldı. Sonraki yıllarda Digital Equipment Corporation’da danışman olarak çalıştı ve yılda üç yüze yakın konferans konuşmasıyla yeni nesillere deneyimini aktardı.
Hopper’ın konuşmalarında en çok anılan gösterisi, yaklaşık otuz santimetre uzunluğunda bir tel parçasıydı: ışığın bir nanosaniyede kat ettiği mesafeyi elinde tutan Hopper, bilgisayar mühendisliğinde fiziksel sınırların düşünülmeye başlanması gerektiğini bu örnekle anlatırdı. İzin istemekten kolay olduğunu söylediği af dilemek gibi alıntıları, teknoloji kültürüne yerleşti. 1 Ocak 1992’de Virginia’nın Arlington kentinde, 85 yaşında öldü ve Arlington Ulusal Mezarlığı’na askeri törenle defnedildi.
Mirası
Hopper, 1969’da veri işleme endüstrisinin yılın bilim insanı seçilen ilk kişi oldu; bu unvan onun sektördeki öncü konumunun erken bir kabulü sayılır. Yaşamı boyunca birçok ödül aldı; 1991’de Ulusal Teknoloji Madalyası’nı alan ilk kadın oldu ve ölümünden sonra 2016’da ABD başkanlıkça verilen en yüksek sivil nişan olan Özgürlük Madalyası’na layık görüldü. 1994’ten bu yana bilgisayar alanındaki kadın mühendisleri bir araya getiren Grace Hopper Kutlaması, dünyanın en büyük bu temalı etkinliğidir. Donanma, 1997’de adını taşıyan USS Hopper destroyerini hizmete soktu. Derleyici fikriyle programlamayı kitleselleştirmesi ve COBOL’un temellerini atması, onu modern yazılım endüstrisinin kurucu figürlerinden biri yapmıştır.
Sık sorulan sorular
Grace Hopper kimdir?
9 Aralık 1906'da New York'ta doğan, 1 Ocak 1992'de ölen Amerikalı bilgisayar bilimci ve deniz subayıdır. Harvard Mark I üzerinde çalışmış, ilk derleyici sayılan A-0'ı geliştirmiş ve COBOL'un temelini oluşturan FLOW-MATIC dilini yazmıştır. Donanmada tuğamirallik rütbesine yükselen ilk kadınlardan biridir.
Grace Hopper ilk derleyiciyi ne zaman geliştirdi?
1952'de UNIVAC bilgisayarında çalışan Hopper, yazdığı programların makine koduna çevrilmesini otomatikleştiren A-0 adlı sistemi tamamladı. Kaynaklara göre bu, yazılan komutları makinenin anlayacağı koda derleyen ilk çalışma derleyici sayılır. Fikri başlangıçta kuşkuyla karşılandı; Hopper bunu, programları elle kodlayan dönemin alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik bir yenilik olarak savundu.
COBOL'un gelişiminde Grace Hopper'ın rolü neydi?
Hopper, 1955-1958 arasında geliştirdiği FLOW-MATIC diliyle İngilizce benzeri komutların ticari veri işlemede kullanılabileceğini gösterdi. 1959'da COBOL'u oluşturan CODASYL komitesine dayanak sağlayan referans dil FLOW-MATIC'ti. Hopper'ın dili yaygınlaştırma çabası, COBOL'un 1960'lardan itibaren iş dünyasının ana dillerinden biri hâline gelmesini sağladı.
Hata anlamına gelen bug kavramı Grace Hopper ile mi ilişkilidir?
Bug kavramı, Hopper'dan önce de mühendislikte kullanılıyordu. Ancak 1947'de Harvard Mark II bilgisayarında röle arasına sıkışan bir güve bulunduğunda, ekip güveyi defterin belli bir satırına yapıştırarak ilk gerçek hata olarak kaydetti; bu kayıt Hopper'ın ekibine aittir. Hikâye, bug teriminin yaygınlaşmasında simgesel bir rol oynadı.


